KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI

  • kure daglari milli parki

    Batı Karadeniz'de yer alan ve Bartın Çayı’ndan başlayıp 300 km boyunca Kızılırmak’a kadar uzanan Küre Dağları, Türkiye’nin ve hatta dünyanın “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listesinde yer almaktadır.

    Küre Dağları Milli Parkı 2000 yılında milli park ilan edilmiştir ve Türkiye'nin 21 milli parkından birisidir. KDMP karstik yapısı, mağara ve kanyonları, şelaleleri, orman yapısı ile bir doğa harikasıdır ve eko turizm açısından da oldukça önemlidir. Farklı mimari yapısını korumuş köy evleri, yöresel yemekleri, kültürel değerleri ve renkli kıyafetleri, cana yakın insanı ile doğa turizmine katkıda bulunan Küre Dağları Milli Parkı son yıllarda geliştirilen projelerle dünyaya tanıtılmaktadır. 


    Küre Dağları'nın en yüksek zirvesi 2019 metredir ve orta yükseklikte bir dağ sırası olarak sınıflanır. Küre Dağları’nın fazla girintili çıkıntılı olmayan Karadeniz tarafı kıyıya paraleldir. Dağların kuzey eteği boyunca uzanan kıyı yolunda Amasra, Kurucaşile, Cide, İnebolu, Abana, Çatalzeytin, Türkeli ve Ayancık sıralanmışken; güneyinde Ulus, Pınarbaşı, Azdavay, Kastamonu, Taşköprü ve Boyabat yer almaktadır.
    Daha detaylı bilgi için tıklayınız!

     

    KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI'NIN ÖNEMİ

  • Ulukaya ŞelalesiStrabon’un, 2000 yıl önce yazdığı Geographika isimli kitabında “en iyi cins şimşir ağacı en çok Amastris (Amasra) topraklarında yetişir” dediği Küre Dağları Milli Parkı ve ormanlarına daha o zamanlardan dikkat çekilmiştir. Evliya Çelebi de Seyahatnamesi’nde Amasra yöresi ormanlarını “ağaç deryası” olarak anlatır.


    Küre Dağları Milli Parkı, Avrupa’da korunması gereken 100 Orman Sıcak Noktası içinde yer almaktadır çünkü tehlike altındaki “Karadeniz Nemli Karstik Orman” ekosistemlerinin en iyi yabanıl örneklerine sahiptir.


    Küre Dağları WWF’in 9’u Türkiye’de bulunan 100 orman sıcak noktasından biridir. Küre Dağları Milli Parkı, barındırdığı 157 endemik bitki türü ve bunlar içinde nesli tehlike altında olan 59 bitki taksonu ile WWF’in dünyada doğa koruma açısından belirlediği 200 ekolojik bölge arasında yer alıyor.


    Küre Dağları taşıdığı tüm bu özellikler nedeniyle 2000 yılında “Milli Park” statüsü ile koruma altına alınmıştır. Buna ek olarak, korunması amaçlanan biyolojik çeşitliliği güvence altına almak için “tampon bölge” kavramı da Türkiye'de ilk kez Küre Dağları Milli Parkı ile gündeme gelmiştir.


    WWF ve ortağı Molecaten tarafından kurulan bağımsız sivil toplum kuruluşu PAN Parks (Protected Area Network-Korunan Alanlar Ağı) korunan alan yönetimi konusuda hem yerel hem de Avrupa ölçeğinde, yerli ve uluslararası iş dünyası ile işbirliği halindedir.


    Gerek doğal kaynakları gerekse ekoturizm potansiyeli nedeniyle Küre Dağları Milli Parkı, PAN Parks’a Türkiye’den seçilen ilk korunan alandır. Doğal kaynakların daha iyi korunması, alan ziyaretçileri için gerekli altyapı ve organizasyonların daha iyi işletilebilmesi ve PAN Parks üyelik şartlarının yerine getirilmesi için “Orman Koruma Alanları Yönetiminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında çalışmalar devam etmektedir.

  •  

    KÜRE DAĞ EVİ'NİN KONUMU

  • asagicerci koyuOtelimiz Aşağıçerçi Köyü'nde yer almaktadır ve Aşağıçerçi Köyü Bartın ilinin, Ulus ilçesine bağlı dağ köylerinden birisidir. Küre Dağları Milli Parkı’na giriş noktalarındandır. Köy nüfusunun büyük bir kısmı bölgedeki iş olanaklarının kısıtlı olması sebebiyle büyük şehirlere ya da yurtdışına göç etmiştir. Köyde yaşayan az sayıda kişi geçimini tarım, hayvancılık ve inşaat işlerinden sağlamaktadır.

    Otelimiz Amasra - Safranbolu - Pınarbaşı üçgeni arasında yer almaktadır. Amasra 50 km, Safranbolu 62 km ve Pınarbaşı ise 55 km uzaklıktadır. Otelimizde konaklayan misafirlerimiz genellikle 3 gün kalarak bu bölgeleri gezmektedirler.

    Bu bölgede ayrıca Ulukaya Şelalesi ve Uluyayla görmeye değer yerlerdendir.

    Küre Dağları Milli Parkı giriş noktalarından birisi olan Aşağıçerçi Köyü'nde bölgenin en büyük konaklama ve yeme - içme tesisi tarafımızdan faaliyete geçirilmiştir. Tesisimizin Küre Dağları Milli Parkı konaklama ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacağını düşünüyor ve doğa severleri bu muhteşem doğanın tadını çıkarmaları için otelimize bekliyoruz.

    BASINDA KÜRE DAĞ EVİ:


    Milliyet, BAKKA, Ulus Kaymakamlığı, Kurucaşile Info

     

    ULUKAYA ŞELALESİ VE KANYONU

  • Ulukaya Şelalesi Ulus'a 17 km uzaklıktaki Ulukaya Köyü'nde yer almaktadır. 10 m etre geniliğindeki bir kaya oyuğu içinden çıkan suyun 20 metre yükseklikten düşmesi ile oluşan şelale 30 - 40 mere genişliğinde bir gölet oluşturur. Ulukaya Kanyonu'nun uzunluğu yaklaşık 1 km. yüksekliği 35 mt.’dir. Şelalenin suyu yaz aylarında azalsa da şimdiye kadar hiç kuruduğu görülmemiştir. Şelalenin suyu kış aylarında suyu artmaktadır.

    Ulukaya Kanyonu ve Uluçay'da alabalık, tatlı su balığı, yengeç, kayabalığı gibi balık türleri görülmektedir. Doğal hayatın bir parçası olan su yılanları, kurbağalar, su semenderleri gibi su canlıları da derelerde görülmektedir. 

    Köyde yaşayanlar içme suyu ihtiyaçlarını kanyonun girişindeki kayanın dibinden çıkan kaynak suyundan karşılamaktadır. Yaz aylarında suyun azalmasıyla birlikte şelalenin hemen altına konulan su borusu ile köyün şebeke suyu beslenmektedir. 

    Şelale bir konyonun içinden çıkar, bu kanyon yaklaşık olarak 1 km uzunluğundadır.Kanyonda yarım tünel şeklinde Drahna ile ulaşımı sağlamak için 1962 yıllarında yabancılar tarafından yol açılmıştır. Bu yolun yapımında kayaları parçalamak için dinamit kullanılmıştır.

    Her yıl yerli ve yabancı turistler şelaleyi görmek için bu köye gelmekte ve eşsiz kanyon ve şelale önünde hatıra fotoğrafları çektirmektedirler.

    asagicerci koyu

     

    Doğal köy hayatının devam ettiği Ulukaya Köyü'nde konaklamak için pansiyon ya da otel yoktur, bu nedenle bu bölgeyi gezmek ve konaklamak iseyen yerli ve yabancı turistler Küre Dağ Evi otelimizde kalmaktadır.

     

     

    ULUYAYLA

  • Bartın’ın Ulus ilçesine 27 km uzaklıktaki doğa harikası Uluyayla, muhteşem güzellikteki ağaçları, çiçekleri, pınarları, mağarası ve yaban hayvanlarıyla göz dolduruyor.

    Doğayla iç içe olmayı sevenler ve macera tutkunlarını her mevsim ayrı bir güzellikte olan Uluyayla'yı mutlaka ziyaret etmeleri gerekir. Özellikle doğa fotoğrafçıları için Uluyayla görülmesi gereken yerlerden birisi.

    Ulus ilçesine bağlı Akçakese köyündeki 280 hektarlık 7 kilometre uzunluğundaki Uluyayla, ortasında yer alan göleti, içinden yer altı nehirlerinin geçtiği mağarası ve çeşitli sporlara elverişli yamaçlarıyla görenleri adeta büyülemekttedir.

    Karaca ve geyik gibi çok sayıda yaban hayvanının da bir arada görülebileceği milli park görünümündeki Uluyayla, çevresindeki ormanlarıyla doğa yürüyüşleri için eşsiz bölgeler arasında gösteriliyor.

    Karabük’ün tarihi konaklarıyla ünlü Safranbolu ilçesine 50 kilometre mesafede olmasından dolayı ilçeye gelen turistlerin de ilgisi çeken Uluyayla otelimizden sadece 30 km uzaklıktadır.